LOADING

Type to search

Beslenme Editör Seçimi Kanserden Korunma Temel Bilgiler Yaşam

Eyvah Prostat Kanseri mi Oldum?

Share

Prostat, günümüzde erkeklerde en sık görülen kanser türü. Bu sıklık genel bir taramada 70 yaş üstü erkeklerin yarısından fazlasında rastlayabileceğimiz yoğunlukta. Ama yine de iyi haberlerimiz yok değil. Prostat kanserinde tedavinin başlangıcının ardından 5 yıllık hayatta kalma oranı nerdeyse yüzde yüz. Yani her prostat öldürmüyor ve tespit ettiğimiz her prostat kanserini de tedavi etme zorunluluğumuz yok. Araştırmalara göre çok düşük riskli hastalar düzenli PSA kontrolü ve belli aralıklarla yapılan biyopsilerle tedavisiz izlenebiliyor. Ve tabii ki her zaman söylediğimiz koşullar geçerli. Varlığını erken dönemde tespit etmek, hatta birkaç basit önlemle olmasını önlemek…

Neler mi yapmalı? Her kanser türünde olduğu gibi sigaradan uzak durmak ve spor yapmak büyük oranda koruyucu. Hayvansal gıdaların yanı sıra margarin gibi katı yağlardan, çoklu doymamış yağ asitlerinden uzak durmak önemli. İçerdiği antioksidanlar sebebiyle çay, kahve tüketimi, likopenden zengin olması sebebiyle domates başta olmak üzere kırmızı sebze ve meyvelerin tüketiminin artırılması, besinlerimizin folattan zengin olması ve soya tüketilmesi koruyucu önlemler arasında.

Prostat kanserlerinde ailesel ve genetik faktörlerin önemli olduğuna dair de çok sayıda çalışma mevcut. İstatistiklere göre babasında prostat kanseri olan bir bireyin prostat kanserine yakalanma riski normal popülasyona göre 2 kat, kardeşi prostat kanseri ise 3 kat, hem babası hem kardeşi prostat kanseri olanlar da ise neredeyse 5 kat.

50 yaş üstü erkekler, lütfen PSA testini ihmal etmeyiniz. Ailenizde prostat kanseri varsa PSA kontrollerini biraz daha erkene alabilirsiniz. Prostat Spesifik Antijen (PSA), prostat tarafından salınan ve spermin sıvılaşmasını sağlayan bir enzimdir. Kanda yükselmesi prostat kanseri teşhisinde önemlidir ancak, sadece prostat kanserine özgü değildir prostatın iyi huylu tümörlerinde iltihaplarında da salgılanabilir.

Son yıllarda prostat kanserinde daha spesifik olan PCA3 genetik testi üzerine çalışılıyor. İdrara dökülen prostat, epitelyum hücrelerindeki kansere spesifik olan mRNA yapısının araştırılmasına dayanır. PSA’ya göre çok daha özgün ve yakın gelecekte muhtemelen PSA’dan daha çok kullanım alanı bulacaktır.

Her geçen gün kanserin teşhis ve tedavisiyle ilgili bilgilerimiz artıyor, üstelik yaşam şeklindeki küçük değişiklikler ve basit önlemlerle kanser olmamak da mümkün. Kanserden kaçamadığımız durumlarda da kendimizden kaçmaz farkındalığımızı artırırsak sağlıklı bir yaşam için hiç bir engel kalmaz. Sağlıklı günler diliyorum….   

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *