Editör SeçimiTedaviler

Beyin Tümörü Tedavisi

Beyin tümörü tedavisinde uygulanan yöntemler radyoterapi, kemoterapi, cerrahi, radyocerrahi, hipertermi ve elektrik alan tedavisi ve immünoterapi olarak sıralanabilir. Beyin tümörünün türüne, büyüklüğüne ve bunlara benzer birçok faktöre göre farklı tedaviler uygulanmaktadır. Vücut içerisinde farklı bir alandan gelişen kansere bağlı olarak beyne bir sıçrama var ise buna ikincil beyin tümörü ismi verilmektedir. İkincil beyin tümörü yani beyne metastaz yapan farklı kaynaklı kitleler için değişik tedavi metotlarının uygulanması daha doğru olacaktır.

Beyin tümörlerinde farklı tedavi yöntemleri

En uygun tedavi yöntemi hem tümörün özelliklerine göre hem de hastanın genel duruma göre belirlenen tedavidir. Tümörün büyüklüğü, evresi vb. gibi faktörler de tedavi şeklinin kararında önemli bir rol oynamaktadır. Hastanın tedavi planlamasında multidisipliner bir çalışma ile değerlendirme yapılması da ayrıca önem taşımaktadır.

Beyin tümörü tedavisinde radyoterapi ve radyocerrahi

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Radyoterapi yani ışın tedavisi operasyondan sonra veya ayrı bir tedavi yöntemi olarak yapılabilir. Yalnızca tümörün olduğu alana uygulanabildiği gibi beynin tamamına ya da omurgaya da uygulanabilmektedir.

Stereotaktik Radyoterapi Nedir?

Tam olarak tümör hedeflenerek yapılan bir metot olan stereotaktik radyoterapide, radyaston ışınları kafanın farklı açılarından tümörün olduğu alanı hedefleyerek uygulanmaktadır. Bu tedavide hedef nokta atışı olarak tespit edilir ve bundan ötürü hasta bireyin her ışın gönderilme sırasında aynı pozisyonda kalması ve tedavi boyunca hareketsiz durması efektiflik açısından önem teşkil etmektedir.

Stereotaktik radyoterapi ne için kullanılır?

Bu tedavi türünün uygulanmasında aşağıda sıralanan maddeler etken olarak görülmektedir.

  • İkincil beyin tümörleri
  • İlk tedavi sonrası tekrarlayan gliomas
  • Kenarları net olarak belli olan küçük, düşük dereceli beyin tümörü

Bazı iyi huylu beyin tümörlerinde de stereotaktik radyoterapi yöntemi uygulanmaktadır.

  • Akustik nöroma
  • Kafatası tabanında gelişen meninjiyom (beyin zarı tümörü)
  • Hipofiz bezi adenomu
  • Kordoma

Stereotaktik radyoterapi planlaması

Bu yöntemde bilgisayarlı tomografi (BT) veya MRI taramaları kullanılabilir. Planlama esnasında, tümörü doğrudan hedefe almak için tarama testleri uygulanarak ışınların nasıl izlemesi gerektiği hakkında çalışmalarda bulunulur. Bu çalışma aracılığı ile tümörün çevresinde yer alan normal beyin dokusuna gönderilen radyasyonun minimal olması sağlanır. Bunun neticesinde de hasta normal uygulanan radyoterapiye göre çok daha az bir yan etkiye maruz kalır.

Olası yan etkiler

Alışılmış radyoterapi tedavisine göre çok daha az yan etki gösteren stereotaktik radyoterapide, halsizlik ve yorgunluk hissedebilmektedir.

Radyocerrahi nedir?

Bir ameliyat türü olmayan radyocerrahi, stereotaktik radyoterapinin bir çeşididir. Radyocerrahide cihazların kullanımı yer aldığı için Gamma Knife veya CyberKnife tedavisi olarak da isimlendirilmektedir. Ayrıca tedavide lineer (doğrusal) hızlandırıcı gibi teknolojik cihazlar da kullanılabilmektedir.

Radyocerrahinin tedavi edebileceği tümör türleri

Bu tedavi yönteminin bazı beyin tümörü hastalıklarında oldukça faydalı olduğu görülmüştür. Bireyde büyüklüğü belli bir boyutun altında olan akustik nöroma var ise genellikle bu tedavi metodu uygulanabilmektedir. Radyocerrahi yöntemi aşağıdaki özelliklere sahip beyin tümörlerinde uygulanabilmektedir.

  • Küçük ikincil beyin tümörleri
  • Küçük hipofiz bezi adenomu
  • Operasyon sonrası tekrarlayan hemanjiyoblastom
  • Bazı meninjiyomalar
  • Bazı gliomalarda ve tekrarlayan gliomada

Büyük beyin tümörlerinde bu yöntemin tercih edilmeyişinin sebebi tedavi bölgesine aynı dozda radyasyonun gönderilmesinin mümkün olmayışıdır.

Kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri

Beyin tümöründe kemoterapi tedavisi

İleri evrede yer alan veya tekrarlama gösteren beyin tümörü hastalıklarında genellikle kemoterapi tedavisi uygulanabilmektedir. Bazı durumlarda da radyoterapi ile beraber kombine tedavi ya da öncesinde uygulanabilmektedir. Kemoterapi tedavisi kanserli hücreleri öldürmek amacıyla yapılan güçlü ve etkili bir ilaç tedavisidir. Tek bir ilaç veyahut birden fazla ilaç kombine olarak hastanın ve tümörün durumuna göre kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar ağızdan veya damar yolu aracılığı ile verilebilir. Kemoterapi tedavisi genellikle kürler şeklinde uygulanmaktadır. Bir kür kısa süreçteki yoğun bir tedavi ve sonrasında bir süre toparlanma periyodunu oluşturur. Kemoterapinin yan etkilerini bazı bireylerin tolere etmeleri oldukça güç olabilmektedir. Kusma, bulantı, iştah kaybı, saç kaybı gibi bazı yan etkiler ilaç tedavileri ile minimal seviyeye çekilebilir ve hastanın daha konforlu bir dönem geçirmesi sağlanabilir. Hastanın ne sıklıkta tedavi alacağı da verilen ilaca ve hastanın genel durumuna göre şekillenmektedir.

Beyin Kanserine Hedefe Yönelik Tedavi Yöntemleri

Beyin tümörü hastalıklarında kullanılan hedefe yönelik tedavi için uygulanana ajanın ismi Bevacizumab’tır. Bahsi geçen ilaç beyin tümörünün ilerlemesine ve gelişmesine destek sağlayan anjiogenezi yani kanser hücrelerinin yeni damarlar meydana getirmesini engelleme mekanizması ile çalışır. İlacın tekrarlamış glioblastom ya da ileri evre glioblastom hastalığında etkili olduğu düşünülmektedir.

Beyin tümörü tedavisi: İmmünoterapi

Beyin tümörü hastalığını kökten tedavi etmek için uzun yıllar çalışmalar yapılmıştır ve yapılmaya da devam etmektedir. Belirli bağışıklık yanıtını tetikleyen maddeleri ortaya süren aşılar bu stratejilerden sadece bir tanesidir. HPV (Human Papilloma Virus) aşılarında gibi korunmayı amaçlayan aşılara zıt olarak kanserde kullanılması planlanan bu aşılar, bağışıklık sisteminin kanserli hücreleri bulup yok etmesi mekanizmasına göre çalışmaktadır. Yapılan faz çalışmaları sonucu tekrarlı glioblastom vakalarında tedavi edici aşının olumlu neticeleri olabileceği saptanmıştır. Rindopepimut isimli aşı, beyin tümörlerinin kontrol dışı gelişimine destek veren EGFRvIII olarak tanıdığımız belirli bir genetik mutasyona sahip olan glioblastom tümörlerini engellemektedir.

Görüntüleme Yöntemleri ve Cerrahi Yöntemler

Beyin vücudumuzun en önemli organlarından bir tanesidir ve dokusu oldukça hassas olduğu için tümörün büyüklüğünün, bulunduğu alanın doğru bir şekilde tespit edilmesi tedavi süreci açısından olukça önem taşımaktadır. Beyin tümörü tedavisinde kullanılan teknolojinin gelişmesi ile beraber daha önceden riskli olan cerrahi yöntemler daha güvenli bir hale getirilmekte ve gün geçtikçe başarı oranı yükselmektedir. Endoskopi ve floresan boya tekniği günümüz yaklaşımları arasında yer tutmaktadır. Operasyon öncesi floresan içeriği olan boya içilir ve kitlenin boyayı tutması sağlanır ve bunun neticesinde de tümörün sınırları çok daha etkin bir şekilde belirlenir. Endoskop ile uygulanan operasyonlarda ise beyin içerisinde ulaşımı güç olan yerler daha iyi görüntülenerek hata seviyesi minimal düzeye indirilir. Genelde ventrikül ve hipofiz bezi tümörü operasyonlarında uygulanabilmektedir.

Merkezi sinir sistemine ait hastalıkların teşhisinde manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tekniği sıkça kullanılabilmektedir. Fonksiyonel MR, MR Spektroskopisi ve MRG’nin türevi olan metotlar günümüzde karşımıza çıkan yöntemler arasında yer almaktadır. Bu yöntemlerden fonksiyonel MR ile kitlenin beynin hangi fonksiyonel alanının yakınında bulunduğu tespit edilmektedir. MRI Spektroskopisinde ise tümörün önemli metabolitlerinin haritası görüntülenmektedir. Kitlenin ne kadar malign olduğu burada efektif olarak saptanabilmektedir. MR ise tedaviden önce ve sonra çekilerek tedavinin ne kadar etkili olduğu gözlenmektedir.

Radyoterapi

Işınların daha iyi hedefine gitmesini sağlayan görüntü eşliğinde radyoterapide (IGRT), tedavi öncesinde bilgisayarlı tomografi yöntemi de kullanılarak radyoterapi yapılabilecek bölgeler saptanmaktadır.

Kemoterapi

Kan beyin bariyeri kemoterapide karşılaşılan en büyük engellerden bir tanesidir. Bu bariyer normalde sinir hücrelerini korumakta ancak kemoterapi ilaçlarının geçişini de sınırlandırmaktadır. Bu noktada çalışmalar halen devam etmektedir. Bu engeli aşmak için de ilaçların küçük yağ moleküllerinde tutulması veya bariyeri iyi geçen moleküllere bağlanması araştırılmaktadır. Diğer bir çalışma ise ilacın direkt olarak tümör dokusuna verilmesi üzerinedir. Ancak bu çalışmalar henüz kesin bir sonuca varmamıştır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu