Prof.Dr. Berrin Pehlivan

Cep Telefonu ve Wi-Fi Kanseri Tetikler mi?

Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan cep telefonları ve Wi-Fi ağları, yaydıkları elektromanyetik alanlar (EMA) nedeniyle uzun yıllardır sağlık tartışmalarının odağında yer almaktadır. Bu yaygın kullanım, “Cep telefonu ve Wi-Fi kanseri tetikler mi?” sorusunu toplumda sıkça gündeme getirmektedir, biyofizik ve onkoloji disiplinlerinin en çok araştırdığı konular arasındadır. Mevcut veriler, bu cihazların yaydığı enerjinin iyonlaştırıcı olmayan nitelikte olduğunu ve dokularda DNA hasarı yaratacak güçte olmadığını göstermekle birlikte, uzun vadeli etkiler üzerindeki gözlemler devam etmektedir.

İyonlaştırıcı ve İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon Farkı Nedir?

Radyasyonun biyolojik dokular üzerindeki etkisini anlamak için öncelikle frekans tayfındaki (spektrum) yerini belirlemek gerekir. Radyasyon, taşıdığı enerji miktarına göre iki ana kategoriye ayrılır:

  1. İyonlaştırıcı Radyasyon: X-ışınları ve gama ışınları gibi yüksek enerjili dalgalardır. Bu ışınlar, atomlardan elektron koparabilecek ve doğrudan DNA yapısını bozabilecek (mutasyon) enerjiye sahiptir.
  2. İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon: Radyo dalgaları, mikrodalgalar, görünür ışık ve kızılötesi ışınları kapsar. Cep telefonları ve Wi-Fi cihazları bu gruptadır. Taşıdıkları enerji, kimyasal bağları koparmak veya DNA’ya doğrudan zarar vermek için yetersizdir.

Cep Telefonu Radyasyonu Vücudu Nasıl Etkiler?

Cep telefonları, iletişim kurmak için radyo frekans (RF) dalgalarını kullanır. Bu dalgaların vücut üzerindeki bilinen tek fiziksel etkisi “termal etki” olarak adlandırılan hafif ısı artışıdır.

Özgül Emilim Oranı (SAR) Nedir?

Her mobil cihazın vücut tarafından emilen enerji miktarını belirten bir SAR (Specific Absorption Rate) değeri vardır. SAR, birim kütle başına emilen güç olarak tanımlanır ve birimi $W/kg$ (Watt/kilogram)’dır. Uluslararası standartlar, insan sağlığını korumak adına bu değerlere katı sınırlamalar getirmiştir. Modern cihazların büyük çoğunluğu, bu sınır değerlerin oldukça altında çalışacak şekilde tasarlanmaktadır.

Wi-Fi Sinyalleri ve Sağlık Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Wi-Fi yönlendiricileri (router), cep telefonlarına benzer şekilde düşük enerjili radyo dalgaları yayar. Ancak Wi-Fi sinyallerinin gücü, cep telefonlarının baz istasyonuyla iletişim kurarken yaydığı enerjiden çok daha düşüktür.

  • Mesafe Faktörü: Elektromanyetik alanın şiddeti, kaynağa olan mesafenin karesiyle ters orantılı olarak azalır.
  • Güç Seviyesi: Tipik bir Wi-Fi sinyali, bir cep telefonunun en yüksek güç seviyesindeki yayılımının yaklaşık %1’i kadardır.
  • Sürekli Maruziyet: Wi-Fi cihazları her zaman veri iletmeyebilir; sadece aktif veri transferi sırasında dalga yayılımı artar.

Araştırmalar Ne Diyor? (IARC ve WHO Verileri)

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) bağlı olan Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), 2011 yılında radyo frekans elektromanyetik alanlarını “Grup 2B” yani “insanlar için muhtemelen kanserojen” kategorisine almıştır.

Not: Bu kategori, kanıtların kesin olmadığı ancak tamamen de dışlanamadığı durumlar için kullanılır. Aynı kategoride kahve (geçmişte yer almıştır) ve turşu gibi maddeler de bulunmaktadır. Bu sınıflandırma, bir “kesinlik” değil, daha fazla araştırma yapılması gerektiğine dair bir “uyarı” niteliğindedir.

Öne Çıkan Geniş Çaplı Çalışmalar

  • INTERPHONE Çalışması: 13 ülkede yürütülen bu geniş çaplı araştırma, 10 yıldan fazla cep telefonu kullanan bireylerde glioma (beyin tümörü) riskinde genel bir artış saptamamıştır.
  • COSMOS Çalışması: 290.000’den fazla kişinin dahil olduğu uzun vadeli bir izlem çalışmasıdır ve radyofrekans maruziyeti ile kanser gelişimi arasındaki bağları incelemeye devam etmektedir.
  • NTP (National Toxicology Program) Çalışması: Hayvanlar üzerinde yapılan yüksek dozlu deneylerde bazı sinir sistemi tümörlerine rastlanmış olsa da, bu deneylerdeki doz miktarları bir insanın maruz kalabileceği seviyelerin çok üzerindedir.

Elektromanyetik Alanlardan Korunma Yolları Nelerdir?

Akademik olarak kesin bir kanıt bulunmamakla birlikte, tedbir prensibi (precautionary principle) çerçevesinde elektromanyetik maruziyeti azaltmak isteyen bireyler için şu yaklaşımlar önerilmektedir:

  • Mesafeyi Korumak: Telefon görüşmeleri sırasında hoparlör veya kulaklık kullanmak, cihazın baş bölgesine olan yakınlığını ve dolayısıyla maruziyeti azaltır.
  • Sinyal Gücünü Kontrol Etmek: Sinyalin zayıf olduğu yerlerde cihazlar baz istasyonuna ulaşmak için daha fazla enerji harcar. Bu alanlarda uzun süreli görüşmelerden kaçınılması önerilir.
  • Gece Kullanımı: Uyku sırasında cep telefonlarının yataktan en az 1-2 metre uzakta tutulması, düşük düzeyli maruziyeti minimize eder.
  • Wi-Fi Cihazlarının Konumu: Wi-Fi yönlendiricilerinin yatak başı veya sürekli oturulan alanlardan uzak, merkezi bir noktaya yerleştirilmesi genel maruziyet seviyesini düşürür.

Çocuklar ve Gençler İçin Özel Uyarılar

Çocukların kafatası yapısı yetişkinlere göre daha ince ve su oranı daha yüksektir. Bu durum, elektromanyetik dalgaların dokulara daha derin nüfuz etmesine neden olabilir. Henüz gelişmekte olan sinir sistemi nedeniyle, çocukların teknolojik cihazlarla olan etkileşiminin kontrollü olması ve maruziyet sürelerinin sınırlandırılması, koruyucu sağlık yaklaşımları açısından desteklenmektedir.

Sorularınız mı Var?
Sorularınız, randevu talepleriniz veya görüşleriniz için formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz. Ekibimiz en kısa sürede size geri dönüş yapacaktır.
Sorularınız mı Var?
Sorularınız, randevu talepleriniz veya görüşleriniz için formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz. Ekibimiz en kısa sürede size geri dönüş yapacaktır.