Beslenme

Et Kanserojen Mi ?

Et de mi Kanserojen?

Et de mi Kanserojen?

Mangallarının başında yalvaran gözlerle bana bakarak “Hayıır” dememi bekleyen milyonların bütün hayal kırıklığıyla yazıyorum; maalesef Dünya Sağlık Örgütü kırmızı et ve domuz etini, “muhtemel kanserojen” olarak kabul ediyor.

Et de mi Kanserojen
Et de mi Kanserojen

Üstelik salam, sosis, jambon gibi işlenmiş et ürünlerini de “muhtemel” biçiminde yumuşatmadan “kanserojen” kategorisinde kabul ediyor. Bu durumun her Türk vatandaşına hissettirdiği üzüntüyü ben de anlıyor ve hissediyorum ama yapılan tüm çalışmalarda etin ağırlıklı olarak kolorektal kanser, daha az yoğunlukta ise prostat ve pankreas kanseri ile ilişkili olduğu rapor ediliyor.

Özellikle işlenmiş et ürünleri, sigara ve asbest gibi kanserojen maddeler arasında yer alıyor. Yine bir araştırmaya göre, dünya üzerinde yılda 34.000 kişi şarküteri kaynaklı zengin besinlerle beslenmekten, 1.000.000 kişi sigaradan, 600.000 kişi alkolden, 200.000 kişi de atmosferdeki kirlenme yüzünden hayatını kaybediyor.

Bu risk, tüketim miktarı ile doğru orantılı yükseliyor. Her gün 50 gram işlenmiş et tüketenlerde, kolorektal kanseri  ( kalın bağırsak kanseri ) görülme riski %18 artarken, günlük100 gram et tüketenlerde kanser riski %17’lere kadar artabiliyor. 

Etin kendisinin veya işlenmiş etin niçin kanserojen olduğu tam olarak bilinmiyor; etin işlenmesi sırasında kimyasal bileşenlerin eklenmesi muhtemel sebep. Ayrıca pişirilme sırasında metan gazına maruz kalınması da önemli.  Ancak et ve işlenmiş etle ilgili bu durum, vejetaryen olmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Et tüketimi ile sağladığımız protein, demir, çinko ve vitamin B ihtiyacımız düşünüldüğünde, miktarını makul tutmak en iyi yaklaşım olarak görünüyor. 

muhtemel kanserojen
muhtemel kanserojen

Uzmanlar haftada 500 gr. et tüketimini öneriyor, bunu yazarken, bu miktarı bir seferde tüketen et tutkunları da gözümün önüne geliyor ama ne kadar az tüketirsek sağlığımızın gireceği riski de o denli azaltacağımızı unutmamız gerekiyor.

Hiç yapmadığım gibi bitireyim;

Gelin, kanseri, önlemlerini ve uzmanlarını hayatınıza daha çok dahil edin. Kontrollerinizi ve bu konuda bilinçlenmeyi ihmal etmeyin.

Kanseri en çok adı geçtiğinde gözlerimizi kapayıp ondan kaçmadığımız zaman yenebiliriz. Dünyanın en ünlü savaş bilgesi Sun Tzu’nun dediği gibi “Dostlarınızı kendinize yakın tutun, düşmanlarınızı daha da yakın!”

Sağlıkla kalın…  

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Merhabalar ben 34 yaşında bir sağlıkçıyım. Yazınızı büyük bir zevk ve bir yandan da hüzünle okudum. Ne yazık ki kanser denen müzmin hastalık son yıllarda iyice yaygınlaştı. Hepimizin ona yakalanmamak için çok temkinli olması gerekiyor. Alacağımız önlemlerin başında da beslenmemize dikkat etmek geliyor. Birkaç dakikalık damak zevki için bir ömürlük sağlığımızı hiçe saymamalıyız. önerileriniz için teşekkürler, hayatımıza yansıtabilmek temennisiyle.

  2. Berrin hanım sitenize genel itibariyle baktım ve daha çok radyolojik tedavi yöntemleri üzerinde durduğunuzu gördüm. Başka konulara da ağırlık verseniz iyi olur diye düşünüyorum. Şu an da gayet kapsamlı bir siteniz var ama farklı konulardaki bilgilerinizden de faydalanmak isteriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu